
Sonunda bugünleri de görebilmek nasip oldu...5 yıldır acısıyla tatlısıyla, zoruyla kolayıyla okuduğum okuldan, gün itibariyle mezun oldum. Günler süren tören provaları, yürüyüşler, koşuşturmacalar arasında; aslında bu yoğun tempoya kendimi kaptırıp olayın tadını çıkarmayı unuttum diyebilirim. Ama sonuç olarak mutluyum. İnsanın, çalışmalarının karşılığını görmesi gibisi yok, bunu bir kez daha anladım. Mezuniyet töreninden bahsedecek olursak; cumhurbaşkanından, genelkurmay başkanına, devlet erkanından hemen herkes oradaydı. Dereceye giren mezunlara diplomaları verilirken, cumhurbaşkanının diploma vereceği esnada normal olarak alkışlandı. Sırasıyla meclis başkanı, başbakan ve genelkurmay başkanı onu takip etti. Genelkurmay başkanı, okul dördüncüsüne diplomasını vermeye geldiğinde feci bir alkış tufanı koptu, ki burada verilen mesajı aldık biz. Bunun dışında kuvvet komutanları da kopan bu alkış tufanından paylarına düşeni aldılar. Başka bir dikkat çeken nokta ise, okul komutanının töreni açış ve kutlama konuşması esnasında, içinde "laik" kelimesi geçen cümlelerin sonunda, nedeninin anlaşılması güç olmayacak şekilde tekrar tekrar kopan alkışlardı. Komutanlar ile devlet erkanı arasındaki soğukluk da dikkatten kaçmayan başka bir nokta idi, ki Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'un, okul sekizincisine diplomasını verdikten sonra yerine geçerken cumhurbaşkanına verdiği selamı bana bir asker verse, küfür olarak algılardım herhalde. Bunun gibi birkaç ayrıntının dışında, tören programını sunan şahsiyetin, isimleri okurken sayın kelimesini ünvanlarından önce kullanıp durması -örneğin sayın cumhurbaşkanı abdullah gül dedi, doğrusu cumhurbaşkanı sayın abullah gül olacak- ve bunu bütün isimlerde yapması, dil kullanımı konusundaki hassasiyeti tavanda olan beni ileri derecede uyuz etti. Uzun süre ayakta hareketsiz beklemenin verdiği yorgunluk ve sinirle, durduğum yerden adama en içten dileklerimi gönderdim sürekli. Sonuç olarak; mezuniyetime sonunda kavuştum. Hayatım bu noktadan sonra daha kolay bir hal almayacak, aksine vereceğim her karar artık sadece beni değil, benim sorumluluğuma verilecek olan insanları da önemli derecede ilgilendirecek. Bu sorumluluğun bana bindirdiği yük oldukça ağır.
Ulusumuzun kurtuluşunun tarihe damgasını vurduğu, Türk'ün kurtuluş mücadelesinin, dünyanın özgürlüğünün peşindeki tüm halklarına örnek olduğu şu günde hepinizin bayramını kutluyor, saygılarımı sunuyorum dostlarım.
Ulusumuzun kurtuluşunun tarihe damgasını vurduğu, Türk'ün kurtuluş mücadelesinin, dünyanın özgürlüğünün peşindeki tüm halklarına örnek olduğu şu günde hepinizin bayramını kutluyor, saygılarımı sunuyorum dostlarım.

3 yorum:
Senin de bayramın kutlu olsun, geç kalmış da olsam mezuniyetini kutluyorum. Bu arada törenden düştüğün notlar gerçekten dikkat çekiciymiş.
Geç kalmış olsam da; Zafer Bayramı ve mezuniyetin kutlu olsun.
"isimleri okurken sayın kelimesini ünvanlarından önce kullanıp durması -örneğin sayın cumhurbaşkanı abdullah gül dedi, doğrusu cumhurbaşkanı sayın abullah gül olacak- ve bunu bütün isimlerde yapması türkçenin kullanımı konusundaki hassasiyeti tavanda olan beni ileri derecede uyuz etti."
Söz konusu o kişiler olunca, doğrusu öyle olmalı bence. "Cumhurbaşkanı sayın x" değil.
Baya geç olsa da bende kutlarım dostum. Hem zafer bayramını hem mezunyetini.
Yorum Gönder