Cumartesi, Eylül 27, 2008

Music & Lyrics


Romantik komedi türünün son yıllardaki en güzel örneklerinden biri bu film. Hiç bir şekilde yalanı yok. Ne sıradışı bir durum var, ne de normal bir durum sıradışı gibi gösterilmeye çalışılmış. Ana karakterler bildiğimiz etten kemikten insanlar. Hava basıncı bildiğin 1 atm. sıcaklık oda sıcaklığı. Hiç bir aşırılık, farklılık yok. Tamamıyla "bizim köyden" bir film. Özellikle, 80'lerin sonu ve 90'ların başında dinlediğimiz müziklere benzer kalıplardaki ost, hafızada şekillenmeyen, ama bir şekilde tanıdık gelen bir geçmişi hatırlatıyor.



Konusu şöyle; Alex Fletcher (Hugh Grant), 80'lerin ünlü grubu pop'ın üyelerinden biridir. Grup dağıldıktan yirmi yıl sonra da Alex şarkılarını söylemeye devam etmektedir, ama artık panayırlarda, eğlence parklarında... Yine de onu çok seven, ismini duyunca bile heyecanlanan hayranları vardır. Alex bu şekilde hayatına devam ederken, menajeri chris (Brad Garrett) ona bomba bir haber getirir. Britney Spears'ı bile geride bırakacak denli meşhur olan Cora Corman (Haley Bennett) Alex'ten bir şarkı yapmasını ister (Cora Corman "pop divası" gibi bir noktaya yerleştirilmiş, Britney Spears ve Shakira'dan bile popüler görünüyor, ama alt metinde onlar gibileri temsil ediyor aslında). Bu, Alex için tekrar meşhur olma fırsatıdır, ama onun için bu sürecin çok zor olacağı açıktır. çünkü şarkıyı yapmak için bir haftadan kısa bir zaman vardır ve gelin görün ki Alex on yıldan fazla bir süredir bir tek şarkı yapmamıştır, üstelik buna kalkışsa bile söz yazma işini de becerememektedir. Şans bu sefer, çiçek sulama işi için gelen Sophie Fisher (Drew Barrymore)'la kapısını çalar Alex'in. Sophie, söz yazmada oldukça beceriklidir, ancak iş ciddi görününce de topuklamaya çalışır. Alex'in yumuşak ısrarları sonucunda Sophie "e hadi bari" şeklinde bir kabulle Alex'in piyanosuna yaklaşır. Gerek Alex'in, gerekse Sophie'nin hayatları, geçmişleri de ufaktan ortaya çıkar. Zaten ikisi de sır saklayacak gururda değildir. Peki müzikler nasıl, lirikler nasıl? Film için işlevsel olarak kullanılıyorlar aslında, ama bence sonradan da dinlenilebilecek kadar hoşlar (Cora Corman'ınkiler hariç tabi). Neticede; eşinizle, sevgilinizle güzel bir akşam yemeğinden sonra evinizde oturup birlikte izleyebileceğiniz güzellikte bir film. Türe olan olumsuz yaklaşımımı da sildi attı. Tavsiye ediyorum ;)

Hiç yorum yok: