Pazartesi, Eylül 01, 2008

Yazar...


Sanırım kırk fırın ekmek yesem de alamayacağım sıfattır bu. Çalışıyorum ama olmuyor, yansıtamıyorum bilader. İçimden geçen duyguyu düşünceyi aynı yoğunlukta aktaramıyorum bir türlü. Bulamıyorum kelimeleri.


Aşık mı oldum? İçimden öyle duygular geçiyor ki, normal bir insan bunu hissetse korkar benden "bir insan bu kadar çok sevilir mi? obsesif misin sen?" diye. Yazıya dökmeye çalışıyorum, bunu herkes bilmeli diyorum, klavyeye elimi uzattığımda zihnim durgunlaşıyor ve ne yazacağımı bilemez oluyorum. İçimdeki duygular ise birden, parça pinçik durumda, zihnimin derinliklerinde serseri mayın gibi alakasız bir şekilde salınıyor. Toplayamıyorum. Parçaları birleştiremiyorum. Yapmaya çalışıp ortaya birşeyler döktüğümde de duygularımla alakası olmayan, içtenlikten uzak, samimiyetsiz, ya da benim beklediğim samimiyetten kilometrelerce ötede bir yazı çıkıyor karşıma. Küfredip siliyorum.


Bir kitap mı okudum? Okuduğum fantazyaların içinde kendini yücelttiğine inandığım bir eseri "nasıl eder de başkalarına uygun bir dille, beğendiğim ve eksik bulduğum yönlerini de aktararak, biraz da kendi düşüncelerimi ekleyerek sunabilirim" diyorum. Bunlar aklımdan geçerken; kitabı okuduğum zaman içinde bulunduğum ruh halini, kitabın dünyasında nasıl da kaybolduğumu, kitaptan ne kadar zevk aldığımı da eklemenin yollarını arıyorum, ama elimi klavyeye uzattığım an, kitapla ilgili tüm imgelemler zihnimden uçuyor. Arıyorum kelimeleri, bulamıyorum...

1 yorum:

Unknown dedi ki...

Bırak kelimeler çıksın içinden snot. Yazım yanlışı dolu, anlam bozukluğu içinde kopup gitsinler özgürlüklerine.